Enerjisa Üretim, beş farklı teknolojide faaliyet gösteren 32 enerji üretim santralinden oluşan çeşitlendirilmiş üretim portföyüyle, Avrupa’nın en büyük ve en hızlı büyüyen elektrik piyasalarından biri olan Türkiye’de faaliyet gösteren en büyük özel sektör elektrik üreticilerinden biridir. Karbonsuzlaşma, elektrifikasyon, dijitalleşme ve değişen piyasa koşulları elektriğin üretim, ticaret ve tüketim biçimlerini yeniden şekillendirirken, enerji sektörü de hızla dönüşüyor. Türkiye Ulusal Enerji Planı’na göre elektrik talebinin 2025 yılındaki 361 TWh seviyesinden 2030 yılında yaklaşık 455 TWh’ye ulaşması bekleniyor. Bu artışın başlıca nedenleri arasında sanayideki büyüme, üretimin yakın coğrafyaya kaydırılmasıyla (nearshoring) bağlantılı imalat sanayisi yatırımları, elektrifikasyonun yaygınlaşması, veri merkezi kapasitesinin genişlemesi ve soğutma talebinin artması yer alıyor. Bu nedenle, yenilenebilir enerji kapasitesi artırılırken sistem güvenilirliğinin korunması giderek daha önemli hale geliyor. Esnek ve sistem ihtiyaçlarına yanıt verebilen üretim varlıkları, sistem güvenilirliğinin sağlanması ve enerji dönüşümünün desteklenmesinde kritik bir rol üstleniyor.
Bu ortamda, güvenilir, esnek ve daha düşük karbonlu elektrik üretimi sağlayabilme kabiliyeti; hem enerji sisteminin güvenilirliği hem de uzun vadeli değer yaratımı açısından giderek daha önemli hale geliyor.
31 Aralık 2025 itibarıyla 4.333 MW kurulu güce sahibiz. Yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam kurulu gücümüzün %53’ünü, esnek üretim kapasitesinin ise %63’ünü oluşturduğu; yenilenebilir, esnek ve baz yük üretim varlıklarından oluşan dengeli bir portföyle faaliyet gösteriyoruz. Elektrik üretiminin yanı sıra uzun vadeli değer yaratımını ve operasyonel performansı desteklemek amacıyla enerji ticareti, dijital operasyonlar ve veriye dayalı karar alma alanlarındaki yetkinliklerimizi geliştirmeye devam ediyoruz.
Stratejimiz; enerji üretimi, enerji ticareti, dijital operasyonlar ve sürdürülebilirlik önceliklerini tek bir yönetim yaklaşımı altında bir araya getiren entegre iş modeline dayanıyor. Merkezi operasyonlarımız, ileri analitik kabiliyetlerimiz ve entegre ticari yetkinliklerimiz sayesinde portföy performansımızı artırıyor, operasyonel dayanıklılığımızı güçlendiriyor ve yenilenebilir enerjinin elektrik sistemine daha fazla entegre edilmesine katkı sağlıyoruz. 2025 yılında bu yaklaşım, EPİAŞ tarafından doğrulanan ve tüm üretim teknolojilerinde en üst çeyrekte yer alan emre amadelik performansına ulaşmamıza katkı sağladı. Senkron Uzaktan Operasyon Merkezi (ROC) aracılığıyla beş farklı teknolojiden oluşan üretim portföyümüzün tamamı 7/24 merkezi olarak uzaktan izleniyor ve yönetiliyor. Enerjisa Commodities aracılığıyla 18 Avrupa enerji piyasasında ve 30 ülkede elektrik, doğal gaz ve çevresel ürünlerin aktif ticareti gerçekleştiriliyor. Senkron Digital aracılığıyla, dijital operasyonlar ve siber güvenlik platformumuzu diğer şirketlerin kullanımına da sunuyoruz. Platform, 15’ten fazla ülkede ve dört kıtada 9 GW’ın üzerinde kurulu gücü yönetiyor; 50’den fazla kritik sahayı ve 40.000’den fazla varlığı kapsıyor.
Enerji dönüşümünü; operasyonel esneklik, teknolojik yetkinlik ve disiplinli sermaye tahsisi gerektiren uzun vadeli bir dönüşüm olarak görüyoruz. Stratejimiz, yatırım kararlarımıza, risk yönetimimize ve değer yaratma yaklaşımımıza yön veren altı öncelik üzerine kurulu. Bu öncelikler büyüme, finansal disiplin, portföy dayanıklılığı ve Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkımız arasında dengeli bir yapı kurmamızı sağlıyor.
İş modelimizi farklılaştıran unsur, çeşitlendirilmiş üretim varlıklarını, enerji ticareti kabiliyetlerini ve merkezi dijital operasyonları tek bir platform altında buluşturan bütünleşik yapı.
Portföyümüz; doğal gaz, yerli linyit, hidroelektrik, rüzgar ve güneş olmak üzere beş farklı üretim teknolojisini kapsıyor. Bu çeşitlilik, farklı piyasa koşullarına ve sistem ihtiyaçlarına uyum sağlayan esnek bir yapı sunuyor. Enerjisa Commodities ve Senkron ise portföy görünürlüğünü, operasyonel koordinasyonu ve karar alma süreçlerini güçlendirerek iş modelimizi daha da ileri taşıyor.
Türkiye’nin elektrik sistemi dönüşürken esneklik ve dayanıklılık her geçen gün daha da önemli hale geliyor. Sistem ihtiyaçlarına yanıt verebilen ve yenilenebilir üretim kapasitesinin, entegre enerji ticareti kabiliyetlerinin ve merkezi operasyonların bir araya gelmesi; sistem güvenilirliğini korumamıza ve portföy genelinde yarattığımız değeri optimize etmemize katkı sağlıyor.
Uzun vadeli büyümemizi, temelini YEKA ölçeğindeki rüzgar projelerinin oluşturduğu Türkiye’nin en büyük özel sektör yenilenebilir enerji yatırım programlarından biriyle sürdürüyoruz. Bu program, hem üretim kapasitemizi artırıyor hem de gelecekteki gelirlerimize ilişkin öngörülebilirliği güçlendiriyor. Aynı zamanda 2040 Net Sıfır taahhüdümüz, değişen düzenleyici beklentiler ve paydaş öncelikleriyle uyumlu şekilde portföy dönüşümümüz ve karbonsuzlaşma yolculuğumuz için net bir yön çiziyor.
Geçiş yaklaşımımız, varlık dönüşümü ve emisyon azaltımının ötesine geçiyor. Tufanbeyli Adil Geçiş Yol Haritamız kapsamında çalışanlarımızın yeni beceriler kazanmasını destekliyor, bölgesel kalkınmaya katkı sağlıyor ve toplulukların dayanıklılığını güçlendiriyoruz. Böylece enerji dönüşümünün hem operasyonel açıdan hayata geçirilebilir hem de sosyal açıdan sürdürülebilir olmasını hedefliyoruz.















