Değerli Paydaşlarımız,
Enerji sektöründe değer yaratımı çoğu zaman sayılarla ifade edilir: Kurulu güç, gerçekleşen üretim, yatırım hacmi, devreye alınan santraller, emisyon azaltımı, finansal performans ve operasyonel verimlilik. Bunların her biri ortaya konan emeğin somut bir sonucunu yansıtır. Ancak Enerjisa Üretim için değer, yalnızca ölçülebilen göstergelerden ibaret değildir.
Bu yıl Entegre Faaliyet Raporumuzun ana temasını “Ölçülebilir Değerin Ötesinde” olarak belirlerken çıkış noktamız da tam olarak bu anlayış oldu. Çünkü güçlü sonuçların arkasında yalnızca stratejiler, yatırımlar ve teknolojiler değil; insan emeği, sahadaki dayanışma, zorlu koşullar karşısındaki kararlılık, ekipler arasındaki güven, öğrenme isteği ve ortak bir amaca duyulan inanç da yer alıyor. Bir santralin devreye alınması kurulu güçteki artış olarak kayıtlara geçer. Oysa bu süreci mümkün kılan mühendislik yaklaşımı, iş sağlığı ve güvenliği disiplini, gece gündüz süren koordinasyon, ilk kez enerji verilmesinin heyecanı ve ekiplerin birlikte yaşadığı gurur çoğu zaman tablolara yansımaz. Aslında gerçek değerin önemli bir bölümü tam da burada oluşur.
Bu nedenle bu yılki raporumuzda yalnızca neyi başardığımızı değil, bu başarıları nasıl mümkün kıldığımızı da anlatmayı önemli buluyoruz. Bir yatırımın finansal kapanışı, bir santralin devreye alınması ya da operasyonel bir hedefe ulaşılması elbette değer yaratır. Ancak bu süreçlerde kazanılan deneyim, kurum içinde geliştirilen yetkinlikler, ekipler arasında inşa edilen güven ve sahadan genel merkeze uzanan iş birliği kültürü de en az bunlar kadar değerlidir. Bu değer her zaman bir göstergeyle ölçülemeyebilir; ancak şirketimizin geleceğe hazırlanma gücünü doğrudan belirler.
Ölçülebilir göstergelerin ötesindeki değerden söz ederken, bu değeri mümkün kılan somut performansa da kısaca değinmek isterim. 2025, Enerjisa Üretim’in Türkiye’nin enerji dönüşümündeki rolünü daha da güçlendirdiği, yenilenebilir enerji yatırımlarında önemli adımlar attığı ve uzun vadeli değer yaratma kapasitesini artırdığı bir yıl oldu. 2025 yılı sonu itibarıyla 32 santralde toplam 4.333 MW kurulu güce ulaştık. Bunun 937 MW’ını 14 rüzgar enerjisi santrali oluşturdu. Şubat 2026’da 1.000 MW rüzgar kurulu güç eşiğini aşarak Türkiye’nin özel sektör rüzgar enerjisi üreticileri arasındaki lider konumumuzu daha da pekiştirdik. Bu ivmeyle, devam eden YEKA-2 RES ve YEKA-2024 RES yatırımlarımız sayesinde portföyümüze yaklaşık 1.750 MW yeni yenilenebilir enerji kapasitesi ekleyerek, 2028 yılı için belirlediğimiz 6.250 MW kurulu güç hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz.
Şubat 2026’da 1.000 MW rüzgar kurulu güç eşiğini aşmamız, bu büyüme yolculuğundaki en önemli dönüm noktalarından biri oldu ve Türkiye’nin özel sektör rüzgar enerjisi üreticileri arasındaki lider konumumuzu daha da pekiştirdi. Dengeli ve çeşitlendirilmiş portföyümüzü daha esnek, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi bir yapıya dönüştürmeye yönelik çalışmalarımız da bu dönüşümün önemli bir parçasını oluşturuyor. YEKA projelerimiz kapsamında 200. türbinimizin kurulumu ise yalnızca kurulu gücümüzü artırmakla kalmadı; Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümüne sahadan güçlü bir katkı sunarken bizim için de önemli bir kilometre taşı oldu.
Bu başarıların arkasında, farklı şehirlerde ve farklı koşullar altında aynı hedef doğrultusunda çalışan büyük bir ekibin ortak emeği var. Santrallerimizden genel merkezimize kadar, her türbinin, her kabul sürecinin, sahada kaydedilen her ilerlemenin ve üretilen her megavat elektriğin arkasında yalnızca teknik bir plan değil; sabır, özen, sorun çözme becerisi ve birlikte başarma kültürü de yer alıyor.
2025 yılında finansman, yatırım ve operasyonel performans alanlarında attığımız adımlar da değer yaratmaya yönelik bütüncül yaklaşımımızın önemli unsurları arasında yer aldı. Yenilenebilir enerji alanındaki büyüme hedeflerimizi desteklerken kaynaklarımızı uzun vadeli sürdürülebilirlik anlayışıyla yönetmeyi sürdürdük. YEKA-2 RES yatırımlarımız için sağladığımız 1 milyar ABD dolarını aşan yeşil kredi finansmanı, Türkiye enerji sektöründeki en büyük sürdürülebilir finansman işlemlerinden biri oldu. Bunun yanı sıra EBRD ile geliştirdiğimiz ve Türkiye’de bir YEKA projesine sağlanan ilk EBRD finansmanı olma özelliğini taşıyan Muğla YEKA finansmanı da bu alandaki önemli kilometre taşlarından biri olarak öne çıktı. Aynı dönemde, sermaye harcamalarımızın %83,5’inin AB Taksonomisi ile uyumlu olduğunu ortaya koyan bağımsız doğrulama, Enerjisa Üretim’i Türkiye enerji sektöründe bu uyum seviyesine ulaşan ilk şirketlerden biri konumuna taşıdı ve sürdürülebilir finansman yaklaşımımızın güvenilirliğini daha da pekiştirdi. Enerji sektöründeki dönüşüm hız kazanırken, artık yalnızca kurulu gücün değil; esnekliğin, dayanıklılığın ve doğru zamanda doğru kararı verebilme yetkinliğinin de başarıyı belirleyen temel unsurlar olduğuna inanıyoruz.
Yapay zeka destekli analitik yetkinliklerimiz, uzaktan operasyon altyapımız ve dijital enerji yönetimi çözümlerimiz sayesinde Enerjisa Üretim’i yalnızca elektrik üreten bir şirket olarak değil; veriyi, esnekliği ve operasyonel zekayı ölçekli bir şekilde yöneterek enerji varlıklarını yöneten bir teknoloji şirketi olarak konumlandırıyoruz.
Bugün dijitalleşme ve inovasyon, Enerjisa Üretim için belirli bir proje ya da lokasyonla sınırlı bir gündem olmaktan çıktı; üretim portföyümüzün tamamının çalışma biçimini dönüştüren stratejik bir yetkinliğe dönüştü. Senkron ROC aracılığıyla bugün yüz binlerce sinyali merkezi olarak izliyor, analiz ediyor ve yönetiyor; santrallerimizi optimize ederken operasyonel karar alma süreçlerimizi daha hızlı, daha güvenilir ve daha öngörülü hale getiriyoruz. Bandırma Enerji Üssü’nde geliştirdiğimiz çoklu teknoloji altyapısı da bu vizyonun sahadaki en güçlü örneklerinden birini oluşturuyor. Batarya depolama, yenilenebilir enerji, hibrit sistemler, hidrojen teknolojileri ve dijital enerji yönetimi alanlarında hayata geçirdiğimiz uygulamalarla yalnızca bugünün ihtiyaçlarına yanıt vermiyor; geleceğin daha esnek, daha dijital ve daha sürdürülebilir enerji sistemini bugünden inşa ediyoruz. Bandırma Enerji Üssü’nde Türkiye’nin şebekeye entegre ilk enerji depolama sistemini devreye almamız da bu öncü yaklaşımın somut göstergelerinden biri oldu.
Enerjisa Üretim için dönüşüm, teknoloji ve yatırımla sınırlı değil. Gerçek bir enerji dönüşümünün, insanı merkeze alan bir yaklaşımın güçlendirilmesi, kapsayıcı bir kurum kültürünün oluşturulması ve farklı yetkinliklerin ortak bir amaç etrafında buluşturulmasıyla mümkün olduğuna inanıyoruz. Özellikle REDKA (Rüzgarı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar) ve Womentum programlarımızla enerji sektöründe kadınların varlığını güçlendirmeye yönelik çalışmalarımız, hem sahada hem de karar alma mekanizmalarında daha kapsayıcı bir yapının oluşmasına katkı sağladı. Kadın üniversite öğrencilerinin kariyerlerine gerekli yetkinliklerle başlamalarını desteklemek amacıyla hayata geçirdiğimiz Womentum programına bu yıl Türkiye’nin 81 ilinden 5.000’in üzerinde başvuru aldık. Rüzgar enerjisi sektöründe kadınların görünürlüğünü artıran her adımı, yalnızca bir insan kaynakları başarısı olarak değil, aynı zamanda sektörün geleceğine bırakılan güçlü bir iz olarak görüyoruz.
Sürdürülebilirlik yaklaşımımızı da aynı bütüncül bakış açısıyla ele alıyoruz. Bu yaklaşımın temelini, İklim Geçiş Planımıza yön veren ve yenilenebilir enerji kapasitemizi artırma, fosil yakıtlı üretimden kademeli çıkış ile inovasyon odaklı dönüşüm yol haritamıza uzun vadeli bir yön çizen 2040 net sıfır hedefimiz oluşturuyor. Çevresel etkilerimizi yönetirken, adil geçişi, yerel kalkınmayı ve toplumsal faydayı işimizin ayrılmaz unsurları olarak görüyoruz. Bu anlayış doğrultusunda, EBRD teknik desteğiyle Tufanbeyli Enerji Üssü Adil Geçiş Yol Haritası’nı hayata geçirdik. Türkiye’nin sahaya özel ilk adil geçiş çerçevesi olarak geliştirilen bu yol haritası, toplumsal fayda ile yerel kalkınmayı uzun vadeli stratejik dönüşümümüzün ayrılmaz parçaları olarak ele alan yaklaşımımızı sahaya taşıyor.
Enerji yatırımlarının yalnızca elektrik üretmediğini; aynı zamanda istihdam, yetkinlik, yerel değer, ekosistem gelişimi ve toplumsal dayanıklılık da yarattığını biliyoruz. Bu nedenle sürdürülebilirliği, raporlama dönemleriyle sınırlı bir gündem olarak değil, karar alma süreçlerimize yön veren temel bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Güçlü üretim portföyümüzü, dijital yetkinliklerimiz, veri odaklı karar alma mekanizmalarımız, gelişmiş enerji ticareti yetkinliklerimiz ve esneklik yönetimi kabiliyetimizle destekliyoruz. Böylece Enerjisa Üretim’in bilgi birikimini yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası enerji piyasalarında da değer yaratan, ölçeklenebilir çözümlere dönüştürüyoruz.
Bu yaklaşımımızda Enerjisa Commodities ve Senkron Digital, iş modelimizi güçlendiren ve gelecekteki rekabet gücümüze katkı sağlayan iki önemli rol üstleniyor. Enerjisa Commodities ile küresel enerji piyasalarındaki uzmanlığımızı, risk yönetimi ve ticaret kabiliyetlerimizi geliştirirken Senkron Digital ile operasyonel verilerimizi ve dijital yetkinliklerimizi teknoloji çözümlerine dönüştürüyoruz. Böylece elektrik üretimini, enerji ticaretini ve dijital teknolojileri bir arada yöneterek daha esnek, verimli ve değişen piyasa koşullarına hızla uyum sağlayabilen bir yapı oluşturuyoruz.
Tüm bu çalışmalar, Enerjisa Üretim’in gerçek gücünün yalnızca sahip olduğu varlıklardan değil, bu varlıkları anlamlı bir geleceğe dönüştüren insanından, kurum kültüründen ve ortak aklından geldiğini bir kez daha gösterdi. Sayılar performansımızı ortaya koyuyor. Ancak bu performansı mümkün kılan bağlılık, cesaret, deneyim ve dayanışma, kurumumuzun en büyük gücünü oluşturuyor.
Bu vesileyle, yıl boyunca emeği, bilgisi ve sorumluluk bilinciyle Enerjisa Üretim’in yolculuğuna katkı sağlayan tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Sahada, genel merkezde, kontrol odasında, proje toplantılarında, piyasa ekranlarının başında ve karar alınan her anda aynı hedef doğrultusunda çalışan ekiplerimizin yarattığı ölçülemeyen değer, bu raporun en güçlü hikayesini oluşturuyor.
Her sabah sahalarımızda çayımızı demleyen, yemeklerimizi hazırlayıp servis eden, ekiplerimizi santrallerimize güvenle ulaştıran, çalışma ortamlarımızın düzenini, temizliğini ve güvenliğini sağlayan çalışma arkadaşlarımız var. Yolları açan, kabloları döşeyen, trafo merkezlerinde, devreye alma ve kabul süreçlerinde, kritik eşiklerin her aşamasında emeğiyle katkı sunan çalışma arkadaşlarımız var. Faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde komşularımızla güvene dayalı ilişkiler kuran; Enerjisa Üretim’in bir parçası olmanın bilinciyle köylerde, ilçelerde ve sosyal sorumluluk projelerimizde gönüllü olarak katkı sağlayan çalışma arkadaşlarımız var. Kısacası, bu raporda yer alan her sonucun arkasında adı her zaman tek tek anılmasa da emeği yaratılan her değerde hissedilen büyük bir ekip bulunuyor.