Çevresel Performans Yönetiminin Güçlendirilmesi
Yılın önemli gelişmelerinden biri, Power BI tabanlı Çevresel ve Sosyal Yönetim İzleme Sisteminin devreye alınması oldu. Bu sistem, proje geliştirme ve işletme faaliyetlerimiz genelinde çevresel performansın merkezi ve veri odaklı bir platform üzerinden yönetilmesini sağlıyor. Sistem; çevresel yükümlülüklerin, paydaş ve proje taahhütlerinin, eylem planlarının, proje taahhütlerinin ve sera gazı emisyonları, hava kalitesi, gürültü, yeraltı suyu, atık su, atık yönetimi ve çevresel akış uygulamaları gibi temel çevresel performans göstergelerinin sistematik olarak izlenmesine olanak tanıyor. Çevresel performansı daha izlenebilir, ölçülebilir ve raporlanabilir hale getiren sistem; etkin performans yönetimine katkı sağlıyor, veri odaklı karar alma süreçlerini güçlendiriyor ve ÇSY alanındaki değişen beklentilere, ulusal mevzuata ve uluslararası standartlara uyumu artırıyor.
İklim Performansı ve Kaynak Verimliliği
2025 yılındaki iklim performansımız; üretim portföyümüzdeki değişim, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimindeki performans, termik santrallerimizin işletme rejimi, yakıt kullanımı, piyasa koşulları ve operasyonel verimlilik uygulamalarından etkilendi. İklim Geçiş Planımız doğrultusunda emisyon yoğunluğunun azaltılması, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, portföy optimizasyonu ve verimlilik projeleri öncelikli odak alanlarımız olmayı sürdürdü.
Yıl içinde Kapsam 1 emisyonlarımız, termik üretim ve buna bağlı yakıt tüketimindeki artışa paralel olarak yükseldi. Buna karşın, üretim miktarımızın ve portföy bileşimimizin değişmesiyle birlikte birim elektrik üretimi başına düşen emisyon miktarı azaldı ve Kapsam 1 emisyon yoğunluğumuz 463 gCO₂e/kWh seviyesinden 458 gCO₂e/kWh seviyesine geriledi. Kapsam 2 emisyonlarımız ise genel olarak yatay seyretti. Yardımcı elektrik ihtiyacımızın giderek artan bölümü, genişleyen hibrit yenilenebilir enerji varlıklarımızda işletme tarafından üretilen elektrikle karşılandı. Böylece şebekeden satın alınan elektriğe olan bağımlılık azaldı. Kapsam 3 emisyonlarımız ise ağırlıklı olarak Enerjisa Commodities aracılığıyla gerçekleştirilen elektrik ticareti hacmindeki artış ve yeni varlıkların devreye alınmasına bağlı sermaye malları kaynaklı emisyonlardaki yükseliş nedeniyle arttı.
Kapsam 1, Kapsam 2 ve Kapsam 3 emisyonlarımızı izlemeyi sürdürerek karbonsuzlaşma yolculuğumuzu şeffaf bir şekilde yönettik. Değer zincirimizdeki iklim etkilerini daha kapsamlı değerlendirebilmek amacıyla Kapsam 3 emisyonlarımızı; Satın Alınan Mal ve Hizmetler, Sermaye Malları, Yakıt ve Enerjiyle İlgili Faaliyetler, Yukarı Yönlü Taşımacılık ve Dağıtım, Operasyonlardan Kaynaklanan Atıklar, İş Seyahatleri, Çalışanların İşe Gidiş Gelişleri, Yukarı Yönlü Kiralanan Varlıklar ve Satılan Ürünlerin Kullanımı kategorileri altında değerlendirdik.
Yakıt, su, hammadde, yardımcı malzeme ve enerji tüketiminin santral bazında optimize edilmesi yıl boyunca önceliklerimiz arasında yer aldı. Bu çalışmalar, emisyonların azaltılmasını, kaynakların verimli kullanılmasını ve çevresel performansın sürekli iyileştirilmesini sağladı.
Su Yönetimi ve Döngüsel Kaynak Yönetimi
Su yönetimi uygulamalarımızı, hidroelektrik, termik ve yenilenebilir enerji santrallerimizin farklı operasyonel özelliklerini dikkate alacak şekilde yürüttük. 2025 yılında su çekimi ve su deşarjı yaklaşık %39 oranında arttı. Bu artış, su yoğunluğundaki yapısal bir değişimden değil, ağırlıklı olarak soğutma suyu kullanan termik santrallerde üretimin artmasından kaynaklandı. Çekilen suyun büyük bölümü soğutma amacıyla kullanıldıktan sonra yeniden alıcı ortama geri verildiğinden, su çekimi ve deşarjındaki değişim benzer bir seyir izledi.
Portföyümüz genelinde su çekimi, su tüketimi, deşarj edilen suyun kalitesi ve su verimliliği göstergelerini; havza bazındaki su stresi profilleri ile yasal gereklilikleri dikkate alarak izlemeyi sürdürdük. Hidroelektrik santrallerimizde çevresel akış uygulamaları belirlenen eşik değerler doğrultusunda aylık olarak takip edilirken, atık su ve yeraltı suyu kalitesi fiziksel, kimyasal ve biyolojik parametreler üzerinden değerlendirilmeye devam etti. Bu çalışmalar operasyonel performansın desteklenmesine ve sürekli iyileştirme yaklaşımımıza katkı sağladı.
2025 yılında hidroelektrik santrallerimizde, operasyonlarımızın yüzey suyu ekosistemleri üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve yönetmek amacıyla AB Su Çerçeve Direktifi (WFD) ile uyumlu izleme çalışmalarımızı sürdürdük. Program kapsamında alıcı ortamların ekolojik durumu ve su kalitesi göstergelerini değerlendirdik. Elde edilen veriler, uyarlanabilir yönetim anlayışımızı, sürekli iyileştirme çalışmalarımızı ve uluslararası su yönetimi beklentileriyle uyumu destekleyen sağlam bir veri altyapısı oluşturdu. Operasyon dönemine yönelik WFD izleme çalışmaları, Seyhan ve Ceyhan havzalarındaki hidroelektrik santrallerimiz ile Çambaşı HES ve Arkun HES’te, ilgili akarsuların memba ve mansap noktalarında gerçekleştirildi.
Enerjisa Üretim, operasyonel su yönetiminin yanı sıra faaliyet gösterdiği bölgelerde güvenli şekilde yönetilen su, sanitasyon ve hijyen (WASH) hizmetlerini desteklemeyi de taahhüt ediyor. Bu doğrultuda çalışanlarımızın tamamı, tüm operasyon sahalarımızda güvenli içme suyuna, sanitasyon ve hijyen olanaklarına erişebiliyor. Bu uygulama, suya ve sanitasyona erişimin temel bir insan hakkı olduğu anlayışımızın yanı sıra çalışanlarımızın sağlığına ve refahına verdiğimiz önemin de bir göstergesidir.
Tehlikeli atık yönetimini de tüm sahalarımızda bakım ve operasyon planlama süreçlerine daha güçlü şekilde entegrasyonunu güçlendirdik. Böylece atık miktarının azaltılması, mevzuata uyumun güçlendirilmesi, maliyet etkinliğinin artırılması ve izlenebilirliğin geliştirilmesi yönünde somut kazanımlar elde ettik. Atık yönetimi hiyerarşisi doğrultusunda eğitimler ve operasyonel kontroller güncellendi, çevre açısından daha uygun alternatiflerin kullanılmasıyla kimyasal optimizasyon desteklendi, atıkların ayrıştırılması ve geri kazanım uygulamaları standart hale getirildi. Bu yaklaşım, çevresel etki değerlendirmeleri ve saha bazlı risk analizleriyle desteklenerek uçtan uca atık yönetim sistemimizi daha da güçlendirdi.
Geliştirilmiş izleme ve raporlama süreçleri, laboratuvar kimyasallarında ihtiyaca yönelik envanter yönetimi ve saha bazlı önleyici uygulamalar sayesinde tehlikeli atık miktarımızı 344 tondan 213 tona düşürdük. Böylece termik santrallerimizde 2024 baz yılına kıyasla yaklaşık %38’lik bir azalma sağlayarak 2025 yılı için belirlediğimiz %10’luk azaltım hedefini önemli ölçüde aştık. Tehlikesiz atıklarda (kül hariç) sağlanan yaklaşık %48’lik azalmayla birlikte, şirket genelinde yürütülen atık azaltım çalışmaları yıl sonu itibarıyla termik santrallerimizde yaklaşık %55 oranında toplam atık azaltımı sağladı. Yıl boyunca oluşan toplam atığın %99,9’u geri kazanım ve geri dönüşüm yöntemleriyle yönetilirken yalnızca %0,1’i bertaraf edildi. Bu sonuç, kaynak verimliliği ve döngüsellik yaklaşımımızın mevzuata uyumun ötesine geçtiğini ortaya koyuyor.
Atık yönetimi yaklaşımımıza ilişkin daha ayrıntılı bilgiye internet sitemizden ulaşabilirsiniz.
Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Yönetimi
Biyoçeşitlilik ve ekosistem yönetimi, 2025 yılında da çevresel performansımızın önemli bileşenlerinden biri olmayı sürdürdü. Yenilenebilir enerji projelerimizde habitat bütünlüğü, kuş ve yarasa izleme çalışmaları ile ekosistem hassasiyetleri; planlama, inşaat ve işletme süreçlerine entegre edilmeye devam etti. YEKA projelerindeki çevresel yönetim uygulamaları ise IFC Performans Standartları ile uyumlu şekilde yürütüldü. İşletmedeki hidroelektrik santrallerimizde yürütülen yaban hayatı ve balık izleme çalışmaları ile balıkların uygun habitatlara nakledilmesine yönelik uygulamalar, sucul ekosistemlerin ve bölgedeki türlerin korunmasını destekledi.